ÜNİVERSİTE Öğrencileri için günlük/haftalık ilanlar
- Hazırlayan -
AnkaraCV AnkaraCV



bilgi@universitecv.com

Sosyal İnsan Olabilmek

Bu yazarın diğer makaleleri:
CV Yazma Teknikleri
İş görüşmelerinin püf noktaları

Sınırlılık insanoğlunun hayatında inkar edilemez bir yeri olan kavramdır. İnsanoğlu günlük hayatının her kademesinde bu sorunla karşı karşıyadır.Sadece bireyler değil, belli şekil şartlarını yerine getirdikten sonra hukukun kendilerine kişilik izafe ettiği organizasyonlarda bu sorunla boğuşmaktadır. Özellikle kıt olan kaynakları transforme etmek suretiyle onlardan değer boyutu olan çıktıları sağlayan üretim şirketleri belki de bu sorunun en çok muhatabı olan taraftır.Bilindiği üzere şirketler ya da organizasyonlar, iktisadi bir amaç doğrultusunda bir araya gelen emek, sermaye işbirliği sistemleri olarak da tanımlanacağı gibi, yine bir iktisadi hedefin etrafında faaliyet gösteren rasyonel ve sosyal oluşumlar olarak da tarif edilebilir.Bu tanım sürdürülebilirliğin devamı için şirketleri bu sınırlılık karşısında daha bir güç konuma sokmakta ve bir takım ussal ilkelerin ışığındaki faaliyeti mecburi kılmaktadır.Fakat konu gereği şirketlerden çok birey bazında bu olayın irdelenmesi daha faydalı olacaktır.Çünkü bireyler kendilerine bir meslek alanı oluşturması noktasında işletmelerde çalışan, yönetici ve değişik pozisyonlarda istihdam edilmektedirler.

Ve onların performansları da sistemin performansında belirleyici olmaktadır.Bu anlamda yönetim zaten insan kaynağının kullanımından başka bir şey değildir.Kıt olan maddi faktörlerden anlamlı sonuçlar çıkaran ve haklı kazanlar sağlayan insan faktörüdür.Zihinsel ve fiziksel katkıda bulunan tüm insan faktörünün verimliliğinin
arttırılmasına ilişkin çalışmalar birey bazında olmalı ve onu sosyal yönüne ağırlık vererek beklentilerini karşılamaya yönelmelidir.Bu manada sınırlılık sorununa geri dönecek olursak insanoğlunun yaşam sürecinden başlayarak her şeyde bir sınırın varlığından bahsedebiliriz.İşletmelerde üretimde girdi olarak kullanılacak hammadde kıtlığından, bireylerin harcama yapabilme kabiliyetini ifade eden bütçeye, yine kişilerin fiziksel yeterliliklerine kadar her şeyde bu durum mevcuttur.
İşte böyle bir durumda bireyin hayatının her aşamasında başarılı olması zorunluluğu ortaya çıkar.İşte bu durumda yeni bir soruyu beraberinde getirir.Başarı bir zorunluluk mudur? Öyle ise bu zorunluluğun da bir sınırı yok mudur? Örneğin, birey
özellikle Türkiye şartlarında kendini küçük yaştan itibaren bir yarışın içinde bulur ve kendini bu şekilde yaşamaya alıştırır ve deyim yerinde ise bir robot misali kendisi için önceden belirlenen (ayrıca başka bir tartışma mevzusu gençlerin örneğin bir meslek seçiminde ne kadar serbest ve rasyonel olduklarıdır) hedeflere programlanır.Hayatının büyük bir kısmını bu uğurda feda eder.Elbette realist bir açıdan bakıldığında bu durum gereklidir, ve belki de bireyi başarıya iletecek önemli
bir yoldur.Fakat mevzubahis olan şey,bu zorunluluğun her birey için geçerli  olacak biçimde evrensel bir yapıya sahip olup olmaması ve ayrıca bu zorunluluğu hissedenlerdeki süresi olmalıdır.Aslında kişilerin tüm gayretlerini hayatın tüm aşamasına yaymasındaki sebep iyi bir yaşam seviyesine ulaşabilmektir.En azından maddi noktadaki sıkıntıların giderilmesini sağlamaktır.Bu çoklukla herkes için ifade edilebilecek bir durumdur.Gerçekten en temel fizyolojik ihtiyaçların tatmini dahi kişiyi bir maddi külfeti katlanmaya iter.Tabi ki nispeten diğer harcama kalemlerine göre daha düşük maliyetli olduğu kabul edilebilir ama ücretsiz veya bedelsizliği savunulamaz.Elbette ihtiyaçlarda bir hiyerarşiden bahsedilebilir ve bunun gereği olarak da bunu ısınma barınma gibi diğer temel ihtiyaçlar izler.Hepsinin ortak noktası bir maliyeti gerektirmeleridir.Bu sürecin bir gereği olarak insanların faaliyetlerinde kendilerini zorunlu hissetmeleri tabidir ve kabul edilebilir.Sınırlılık tam burada karşımıza çıkar.Örneğin bir insan başarısını süreç temelli yapıp ciddi bir gayret sonucunda istediği refah yaşam seviyesine ulaştığını varsayalım.Bu konumdaki bir insan ne yapabilir? Önceki durumuna kıyasla maddi alım gücü daha fazla ve buna paralel olarak iştigal ettiği bir işi ve bunun sonucunda da bir statüsü var. Hayatının her aşamasındaki marjinal performansı artan ve bu sayede verimliliğinde sürekli bir artan oranda artış görülen insan nasıl bir yola başvuracak.
İşte sınırlılığın belki en tehlikeli fakat bir o derece görülmeyeni de insanın kendini başarılı olma zorunda istemesinin sınırıdır.Bulunduğu mevkiye duyduğu güven onun için başarıyı zorunlu olmaktan çıkarcaktırveönceleri normal bir insan (ortalama) olarak faaliyet gösterecek ve zamanla bu durumun kendisine verdiği rehavet yüzünden ortalama insanın( çalışanın) gösterebileceği gayreti ve başarıyı gösteremeyecek ve hep eskiyle avunacaktır.Ve bu durum yüzünden kendi kendini eleştirme ihtiyacı hissetmeyecektir. Elbette bu durum müreffeh bir hayat seviyesine sahip bir aile ortamında doğup büyümüş çocuklar içinde geçerlidir.Kendilerini çalışmak, çaba sarf etmek zorunda görmeyen bu kesim bu durum yüzünden monoton bir hayatın esiri olarak hayatını sürdürecek ve kendince gelişimini bir takım şekilsel düzenlemelerden oluşur hale getirecektir.Oysa ki çocuklar zihinlerinin en parlak olduğu öğrenme ve araştırma merakının en fazla olduğu dönemlerinde, yetişkinler ise tecrübelerini teorik uygulamaya yansıtarak somut veya kavramsal yenilikler getirebilecekleri yerde bu monotonluk hapishanesinin belki de daimi misafiri olacaklardır.Halbuki maddi sıkıntıların çözümünü kendi gelişimi için araç haline getiren insanlar çalışma ve başarma dengesindeki optimum yerlerini koruyarak başarı olgusunu bir süreç haline getireceklerdir.Böylece ikincil amaç olsa da maddi terakkileri teminat altına alınacak, toplum nazarındaki statülerini artık bir takım sermaye edinimleri değil kültürel zenginlikleri koruyacaktır.Ve böylece üretken yapının muhafazası sayesiyle birtakım yeniliklere öncülük edebileceklerdir.Bence bu tanıma konu olan insan sosyal insandır.Hayatında tek motivatörün para olmadığı, birtakım sosyopsikolojik kaygıları olan insanlar ileride bir şey yapabilecektir.Yani sadece homoecenomicus insan tipi diye ifade ettiğimiz insan olmak artık yerini sosyal insan olmaya bırakmalıdır.Araştırmalarda bu tip çalışanların zaten örgütü tetiklediği, firmaya rekabet gücü kazandırdığı da ortadadır.Böylece sosyal insan olarak toplumda üstleneceği her rolü başarılı bir şekilde taşıyabilecek yani beklenen rol ile oynanan rol  arasında bir çatışma meydana gelmeyecektir.Bu durum onun çevresini oluşturan kesimin ona bakış açısını değiştirecektir. Soyut ve herkes için geçerli olan kuralların yaptıramadığı bir çok davranışı kendisi çevresinin onu algılama şekli (olumlu) sayesinde yaptırabilecektir. Kendisine karşı bu karşılıksız bağlılık onun çevre ile iletimini kolaylaştıracak ve böylece edinimlerini, tecrübelerini daha kolay bir şekilde paylaşabilecektir.

Kısacası para kazanma, belli bir maddi gücü temsil edebilecek seviyeye gelme ve bu yolla daha müreffeh hayatı yaşama herkesin hakkıdır ve bu amaç uğruna yapılacak davranışlar meşru ve kabul edilebilir davranışlardır.Fakat bu durumun tek bir sebep olarak karşımıza çıkması bir tehlikedir.Kişi için kendini geliştirme ve gerçekleştirme gibi kavramların bir yeri ve değeri olmalı ve davranışlarını yönlendiren motivatörler arasında yer almalıdır.Ancak bu yolla gerek birey bazında gerekse işletme hatta devlet yönetimi bazında sürdürülebilir ve geliştirilebilir bir başarı sağlanabilir.Şekil kaygısından uzak bir yaklaşım bunu gerektirir. Bu hususa binaen verilebilecek mevcut örnek sayısı çoktur. Bunlardan bir tanesi olan Devlet Bakanı Ali Babacan örnek gösterilebilir. Araştırıldığında görülecektir ki kendisi gayet iyi imkanlara sahip bir ortamda kendisi gibi pek çok kişiden maddi nokta daha iyi bir konumda iken bu imkanları insan hayatında ciddi önem arz etmeyen şekilciliğe sarf etmek yerine kendini geliştirme yolunu tercih etmiştir.Ve başarısını bu sayeyle süreç başarısı haline getirmiş, genç yaşına rağmen bir ülkenin ekonomi politikasını belirleyebilir konuma gelmiştir.

Ancak bilinmesi gereken bir husus tek bir gülle bahar olmaz misali, herkesin eldeki imkanları gerçekten kendini geliştirme amacına yöneltmesi, bu şekilde toplumsal katma değerin maksimum olması mümkündür.

Kaynak:
Web Adresi
eXTReMe Tracker
2010 © v 1.0

ÜNİVERSİTE Öğrencileri için iş fırsatları, okurken kazanın...
bilgi universitecv.com - feedback

Bu site bir istihdam bürosu değildir,
sadece geçici elaman ihtiyaçlarına yönelik ilanlar yayınlanır.
Bireysel üyelerden ücret talep edilmez.